Nigar Talibova Kimdir? Biyografisi

Nigar Talibova
Nigar Talibova, 1975 yılında Bakü'de doğdu. Azerbaycan'dan Türk şov dünyasına katılan Nigar Talibova, 'müdahalesiz güzel' olmakla övünüyor. Kardeş ülkenin güzeli, hızla tırmandığı podyumların şöhret kapısından müzik dünyasına sıçradı. 1977 doğumlu olan Nigar Talibova, Gizem Özdilli ve Doğa Bekleriz'le Adrenalin adını verdikleri grubu kurdu. "Hem akıllıyım, hem de güzelim" diyen Nigar, medyatik olmak için aşk yaşamayacağını belirtiyor. 1996 yılında geldiği Türkiye'de kalıcı olmayı hedeflediğini vurgulayan manken, iki ülkeye de bağlılığını şu cümleyle açıklıyor: "Benim iki vatanım var, biri Türkiye, diğeri ise Azerbaycan. Çoğunlukla buradayım ama sık sık Azerbaycan'a da gidiyorum. 


Çünkü orada çok sevdiğim ailemi ziyaret ediyorum. İki ülkenin de ortak bir geçmişi var. Birçok örf ve adetimiz aynı. Aynı inançlara sahibiz. Dilimiz de farklı değil. Tüm bunlar Türkiye'yi çok sevmem için yeter de artar bile."

Türkiye'de hiç yabancılık çekmedim

"Azerbaycan'dan 1996'da geldim. O günden bu yana çok sıkıntı çektiğim günler oldu. Ama Allah'a şükür hepsi geride kaldı. Şöhrete ulaşmak için sadece işimi yaptım ve çok çalıştım. Beni zaman zaman üzen tek şey çok sevdiğim ailemin uzakta olması. Bu yüzden sık sık Azerbaycan'a gidiyorum. Tüm projelerimi Türkiye'ye göre yapıyorum. Ama ileride hayat ne gösterir, bilmiyorum."

Adrenalin muhakkak başarılı olacak

"Gizem Özdilli ve Doğa Bekleriz ile birlikte kurduğumuz grubumuzu üç beş gün piyasada kalalım diye tasarlamadık. İleride yapacağımız çalışmalarla çok başarılı olacağımızı göreceksiniz. Adrenalin'den rahatsız olmak bir yana, grubumu çok seviyorum. Gizem ve Doğa da benim için çok özeller. Daha bizi yargılamak için çok erken, çünkü çok yeni bir grubuz."

Güzelliğim Allah vergisi

"Allah vergisi bir güzelliğim var. Hiç estetik yaptırmadım. Podyumlarda müdahalesiz güzele rastlamaksa çok zordur. Benim yaşımdakilerin çoğu bir yerlerine estetik yaptırdılar. Benim böyle birşeye ihtiyacım olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bunları söylerken özel bir ismi kastetmiyorum. Onlar kendilerini biliyor. Zaten zaman zaman da itiraf etmek zorunda kalıyorlar."

Kendimi sürekli yetiştirdim

"Birçokları gibi cahil biri değilim. Güzel Sanatlar mezunuyum. Çirkin nedir, güzel nedir, farkındayım, çünkü bunun eğitimini aldım. Altı sene müzik eğitimi aldım. Keman ve piyano çalıyorum. Benim ülkemde ciddi meziyetleriniz olmazsa daha yolun başında yayan kalırsınız. Ben birikimime ve aklıma güveniyorum. Zekama çok güveniyorum ve zekam beni hiç yanıltmadı."

Medyatik aşklardan nefret ediyorum

"Herkes istediği gibi yaşasın, kimseye söyleyecek bir sözüm yok. Ama benim için kimse 'Şöhret olma için şununla yaşadı' diyemez. Medyatik aşklara inanmam, böyle aşk yaşayanlardan da nefret ediyorum. Herkesin hayatı kendine, bu yüzden de kimseye 'Sen şöyle yapıyorsun demem, içimde tutarım. Zaten benim aşk yaşamak, ünlü olmak için medyatik olmaya da ihtiyacım yok."

Podyumda olmayı çok seviyorum

"Giydiğim kıyafetle bütünleşiyorum. Podyumda sizin fark edemediğiniz bir dünya vardır. Manken bunun hep farkındadır. İşini en iyi şekilde yapmak ister. İşte ben bu duyguyu çok seviyorum. Giydiğim kıyafetle bütünleşip, şovumu tamamlanmayı ve takdir edilmeyi çok seviyorum. Manken, podyumda şovunu yaparken gülümser ama siz onun içinde kopan fırtınaları hissedemezsiniz."

İstanbul'u Avrupa'ya tercih ettim

"Türkiye'de çok iyi mankenler var. Yeterince cesur olup Avrupa'ya açılsalar, oralarda bile top model olurlar. Ben Avrupa'da birkaç iş yaptım ama orada kalıcı olmayı düşünmedim. Orada iyi iş yapmak için sürekli orada yaşamak lazım, bu bana göre değil. İstanbul'u çok seviyorum ve bu şehri bırakıp gitmeyi istemiyorum. Bu ülkede sahip olduğum her şey için çok emek verdim."

İki kedimden başka hayatımda kimse yok

"Evimde iki kedim var. Hayatımda başka birşey yok. Onlar beni çok iyi anlıyorlar. Tıpkı birer çocuk gibiler. Sadece şehirdışı işlerde kedilerim evde kalınca rahatsız oluyorum aklım onlarda kalıyor hemen işimi bitirip dönmek istiyor. Gece hayatını fazla sevmiyorum. Ortada fazla görünmek istemiyorum. Gerçekten sevdiğim birine rastlamadığım sürece gönül kapılarımı kimseye açmayacağım."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder