Svante Arrhenius Kimdir? Biyografisi

Svante Arrhenius
Svante August Arrhenius, 1859 yılında İsveç'in Upsala kentinde çiftçi ailesinde doğdu. Çocuk yaşlarından matematiğe ilgi göstermiş, daha sonra okulda biyoloji ve kimya dalları için de yeteneğini sergiledi. 1876 yılında Upsala Üniverstesi′sine dahil olmuş, iki yıldan sonra orayı doğal bilimler lisans diploması ile mezun oldu. 1881 yılından itibaren Stockholm′deki İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'nde, Erik Edlund′un rehberliği ile elektriğin özelliklerini öğrenmek için araştırmalar yapmıştır.

Bu dönemlerde elektriğin özellikleri tamamen açık değildi. Alimlere kuru tuzların ve suyun temiz halde değil, sadece karışımlar şeklinde elektrik geçirdiği biliniyordu. Arrenius çeşitli sıvıların elektrik iletkenliklerini yoklamak kararına gelmiştir. Onun kanaatine göre, bazı maddelerin molekülleri sıvıda çözülmüş olurken iki veya daha çok parçacıklara parçalanır. Bu parçacıkları Arrenius iyon adlandırmıştır. Her bir molekül neytal yüklense de, onun parçacıkları pozitif veya negatif yüklü olur. Örneğin, suda çözülmüş olmuş çorba tuzunun molekülleri pozitif yüklü sodyum ve negatif yüklü klor bölümlerine parçalanır. Bu yüklü atomlar yalnızca sıvıda çözülmüş olan zaman elektrik iletkenliğini sağlarlar. Elektrik enerjisini kendi sırasında ters yüklenmiş parçacıkları harekete geçiriyor. Arrhenius'un açıklamasına göre tuzlar, çözelti oluşturduklarında, yüklü parçacıklara parçalanıyorlardı. Yıllar önce Faraday bunlara iyon adını vermişti. 

Michael Faraday, iyonların elektroliz prosesi sonucu ortaya çıkacaklarını düşünmesine rağmen, Arrhenius, elektrik akımı olmadan da tuz çözeltilerinin iyon içerebileceğini öneriyordu. Bu nedenle, çözeltilerdeki kimyasal reaksiyonların, iyonlar arasındaki reaksiyonlar olduğunu ileri sürüyordu. Bu teori, zayıf elektrolitler için bugün hala geçerlidir, fakat kuvvetli elektrolitlerin davranışlarını da bu teori kapsamına almak için Peter J. W. Debyeve Erich Hückel'in teoride bazı değişiklikler yapması gerekmiştir. Bu araştırmaların sonucunda Arrenius 1884 yılında doktora tezi savunmuştur. Fakat bir takım bilim adamları onun araştırmalarına şüphe ettiklerinden Arreniusa düşük dereceli doktor adı verilmiştir. Bu sertifika ile onun üniversitede ders demek yetkisi yoktu. Fakat Arrenius bundan sarsılmadan araştırmalarını çap ettirerek, Avrupa′nın bir takım ünlü alimlerine göndermiştir. Ünlü Almanyalı kimyacı Wilhelm Ostwald onun araştırmaları ile ilgilenerek, Upsalaya gelmiş ve Arreniusi Riga Politeknik Enstitüsü'ne davet etmiştir. Alim sonraları İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'nden stipendiya alarak, Avrupa'ya bilimsel seyahate yollanmayı üstün tutmuştur. O, Riga, Vürtbursq′da, Qras′da ve Amsterdam'da olmuş, burada yaşanan bilimsel başarılarla tanışarak, çalışmalarda yer almıştır. Bu dönemi onun bilimsel yaratıcılığının zirvesi olarak düşünülebilir. Öyle ki, Arrenius 1887 yılında daha sonra kendi adıyla elektrolit dissosaiya (elektrolitlerin sıvıda çözülmüş olan veya erime halinde iyonlara parçalanması) teorisini hazırlamış, elektrolitlerin sıvı halde Vant-Hoff ve Raul kanunları ile olan uygunsuzluqlarını anlatmış, ayrıca tuzların hidrolizi teorisini işlemiştir . Ayrıca bir kaç önemli keşfetmiştir. Bunların arasında tepkilerin hızının sıcaklıktan bağımlılığının bulunmasının özel bir yer tutmaktadır. Arrenius 1891 cilde Stockholm'e dönerek, üniversitede fizik üzere leksiya demeye başlamış, dört yıldan sonra profesör, iki yıl sonra ise rektör belirlenmiştir. Bütün bu dönem boyunca, o araştırmaların ara vermeyerek, kendi adı ile adlanmıştır elektrolit dissosasiya teorisini işlemiştir. Alim ayrıca, osmotik basınç (içten dışa olan baskı) hakkında da araştırmalar yapmıştır. Bu konuda tanınmış kimyacıJacobus Henricus van 't Hoff′un teorisine dayanan Arrenius bu teoriyi derinleştirmiştir.

Arreniusun araştırmaları kendi döneminin bir takım tanınmış bilim adamları, aynı zamanda ünlü kimyacı Dimitri Mendeleyev tarafından eleştirilmiştir. Ona göre, çözüm olunana ve evet çözen maddeler arasındaki kimyasal meseleleri dikkate almadan sırf fiziksel kurallar temelinde teori çalışmak olmazdı. Arreniusun ve Mendeleyev'in fikirleri sonradan asitlerin proton teorisinde birleştirilmişti.


1903 yılında Svante Arrenius "hazırladığı elektrolit dissosasiya teorisinin kimya bilimine önemli hizmet gösterdiğine göre" kimya Nobel ödülüne layık görülmüştü. İsveç Bilimler Akademisi adına konuşan akademik Terneblad onun araştırmalarının elektrokimyanın temelini koyduğunu belirtmiş, ayrıca Arreniusa ilk Nobel kimya laueratı Vant-Hoff′un teorisini bitirdiyine göre teşekkür etmiştir. Svante Arrenius fiziğin birçok alanında araştırmalar yapmış, güneş radyasyonunun atmosfere etkisini, biosfer′deki ısı değişikliklerinin nedenini, volkan aktifleşmelerini öğrenmiş, ayrıca immmun kimyası bilimi ile ilgili araştırmalar yapmıştır. O, 1925 yılında Stokholm Üniversitesi'nden gitmiş ve Fizik-Kimya Nobel Enstitüsü Direktör edinmişti. Arrenius burada ömrünün sonuna kadar çalışmıştır. Alim bir takım ödüllerle, Amerikan Kimya Derneği'nin Hibbs, Londra Kraliyet Cemiyeti'nin Devi, Britanya Kimya Cemiyeti'nin Faraday madalyaları ile taltif edilmiş, bir takım bilimsel toplum ve üniversitelerin onursal üyesi seçilmiştir.

Svante Arrhenius, 1927 yılında Stockholm'de öldü.
Previous
Next Post »