Can Yücel Kimdir? Biyografisi

Can Yücel
Can Yücel, 21 Ağustos 1926 yılında İstanbul'da doğdu. Eski Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in oğludur. 1943 yılında, yakın dostu ve Ankara Atatürk Lisesi'nden sınıf arkadaşı Mahmut Gazi Yaşargil ile birlikte yurt dışı eğitim bursu kazandığı halde, babası, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in " Bakan, kendi oğluna torpil yaptı derler" diyerek karşı çıktı, söylendi. Gazi Yaşargil, bu bilginin doğru olmadığını, ikisinin de ailelerinin imkanları ile yurt dışına gittiklerini açıkladı. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu.

Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum ve Marmaris'te turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.

Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e hakaretten yargılanan Can Yücel, 18 Nisan seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 


Can Yücel, 12 Ağustos 1999 tarihinde vefat etti. Çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya defnedildi.

Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında Yenilikler, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Sosyal Adalet, Şiir Sanatı, Dönem, Ant, İmece ve Papirüs adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları Yeni Dergi, Birikim, Sanat Emeği, Yazko Edebiyat ve Yeni Düşün dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Can Yücel, 1965 yılından sonra siyasal konularda da ürün verdi. 


12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.

1962'de İngiltere'deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dil bilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.

Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında ''Yazma'' adlı kitapta toplamıştır.

Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel'in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. 'Maaile' şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. 'Küçük Kızım Su'ya', 'Güzel'e', 'Yeni Hasan'a Yolluk', 'Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.

Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi önemli yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına ve Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına bağlı kalmayan, eserleri topluma aktarma amacıyla yaptığı çevirilerdir. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan ''Her Boydan'' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.


Can Yücel Eserleri (Bazıları)

1950 Yazma
1959 Her Boydan (çeviri şiirler)
1973 Sevgi Duvarı
1974 Bir Siyasinin Şiirleri
1975 Ölüm ve Oğlum
1981 Şiir Alayı
1982 Rengâhenk
1984 Gökyokuş
1985 Beşibiyerde
1985 Canfeda
1988 Çok Bi Çocuk
1990 Kısa Devre
1990 Kuzgunun Yavrusu
1991 Gece Vardiyası Albümü
1993 Güle Güle-Seslerin Sessizliği
1994 Gezintiler
1995 Maaile
1997 Seke Seke

1997 Cazcı firuzan
1999 Alavara
1999 Mekânım Datça Olsun
2010 Yüz Kitabı Şiirlerimden Seçmeler
En Uzak Mesafe
Benim Adım Firuzansa Ne Olayım.
Hotuhların dramı
Biraz alıştım
Bördübet'ten Sedir Adası'na
Yaprak Dökümü
Previous
Next Post »