Adnan Saygun Kimdir? Biyografisi

Ahmed Adnan Saygun
Adnan Saygun (Ahmed Adnan Saygun), 7 Eylül 1907 yılında İzmir'de doğdu. Hadikai Sübyan Mektebi mahalle mektebinde başladığı ilköğrenimini "İttihat ve Terakki Numune Sultanisi" adlı çağdaş okulda devam etti. Sanat eğitimine ağırlık veren bu okulda 13 yaşında iken İsmail Zühtü (nazariyat) Rosati (piyano) ve Tevfik Bey (piyano) yanında müzik çalışmalarına başladı. 1922 yılında Macar Tevfik Bey'in öğrencisi oldu. 1925 yılında Fransız La Grande Encyclopedie'den müzikle ilgili makaleleri çevirerek birkaç ciltlik büyük bir Musiki Lugati meydana getirdi.

Hayatını kazanmak için su şirketi, postane gibi çeşitli yerlerde çalışan, İzmir Beyler Sokak'ta bir kırtasiye dükkanı açıp nota satmayı deneyen Ahmet Adnan Bey, bu denemelerde başarısız oldu ve ilkokullarda müzik öğretmenliğine yöneldi. İlkokullarda öğretmenlik yaptığı dönemde Ziya Gökalp'in, Mehmet Emin'in, Bıçakçızade Hakkı Bey'in şiirleri üzerine okul şarkıları yazdı. 1925 yılında devletin yetenekli gençleri müzik eğitimi için Avrupa'daki önemli konservatuarlara göndermek üzere açtığı sınava girmek isteyen genç müzisyen, annesinin ani ölümü üzerine bu fırsatı kaçırdı. Orta dereceli okullarda müzik öğretmenliği yapmak için açılan sınavı kazanarak 1926 yılından itibaren bir süre İzmir Erkek Lisesi 'nde müzik öğretmenliği yaptı.

1927-1928 yıllarında "Re Majör Senfoni" yi besteleyen sanatçı; 1928 yılında hükümetin müziğe yetenekli gençler için açtığı sınavı tekrarlaması üzerine bu sefer fırsatı yakaladı ve devlet bursuyla Paris'e gönderildi. Vincent d'Indy (kompozisyon), Eugène Borrel (Füg), Madame Borrel (armoni), Paul le Flem (Kontrpuan), Amédée Gastoué (Gregoryen ezgileri), Edouard Souberbielle (org) ile çalıştı. Paris'teyken Op. (Opus) 1 sıra numaralı Divertissement adlı orkestra eserini yazdı. Adnan Saygun’un bu bestesi 1931 yılında jüri başkanının Henri Defossé (Cemal Reşit Rey'in orkestra şefliği hocasıdır) olduğu Paris’teki bir beste yarışmasında ödül kazandı, Gabriel Pierné yönetimindeki Colonne Orkestrası tarafından önce Paris, Varşova daha sonra da Rusya ve Belçika'da seslendirildi. Eser böylece, Cemal Reşit Rey'in Paris'te seslendirilmiş bulunan üç eserinden sonra - Anadolu Türküleri" (1927), "Bebek Efsanesi" (1928) ve "Türk Manzaraları" (1929) - yurt dışında icra edilendördüncü Türk orkestra eseri olmuştur. 


Adnan Saygun, 1931'de Türkiye'ye dönüp bir süre Musiki Muallim Mektebi'nde müzik öğretmenliğine başladı, müzik imlası ve kontrpuan dersleri verdi. 1932 yılında piyanist Mediha Boler Hanım ile evlendi; bu evlilik bir süre sonra bozuldu.

Ahmet Adnan Bey ve ailesi 1934'te Soyadı Kanunu üzerine matematik öğretmeni babasının isteği ile "Saygın" soyadını aldı; ancak başkası tarafından alındığı gerekçesiyle bir süre sonra soyadları "Saygun" olarak değiştirildi.

Adnan Saygun, 1934 yılında devlet başkanı Atatürk'ün talebiyle, Türkiye'yi ziyaret edecek olan İran Şahı Rıza Pehlevi şerefine ilk Türk operası olan Op. 9 Özsoy Operası nı bir ay gibi çok kısa bir sürede yazdı. Liberettosunu Münir Hayri Egeli'nin yazdığı opera, Türk milletinin doğuşunu, İran ve Türk milletlerinin kökü uzak tarihe dayanan kardeşliğini ifade etmekteydi. Eserin prömiyeri 19 Haziran 1934 gecesi Atatürk ve Rıza Pehlevi huzurunda gerçekleştirildi.

Adnan Saygun, Özsoy'un sahnelenmesinden sonra Yalova'daki yazlık evinde kendisini kabul eden Atatürk'e Türk musikisi hakkında bir rapor sundu. Güneş-Dil ve Türk Tarihi teorilerinden etkilenerek hazırlanmış bu rapor 1936 yılında "Türk Musikisinde Pentatonizm" başlığı ile yayımlandı.

Yalova'dan dönüşte vekaleten Riyaset-i Cumhur Orkestrası Şefliğine getirilen sanatçı; bu görevini bozulan sağlığı nedeniyle İstanbul'a gidişi nedeniyle ancak birkaç ay sürdürebildi. Orkestra ile ilk konserini 23 Kasım 1934 tarihinde verdi.

1934 yılı Kasım ayı sonunda Adnan Saygun'a Atatürk'ten yeni bir opera sipariş geldi. 27 Aralık gecesi temsil edilmek üzere Taşbebek operası nı bestelemeyi başaran sanatçı, bu operada yeni Cumhuriyet insanının doğuşunu anlattı. Eser, 27 Aralık 1934 gecesi Ankara Halkevi'nde sahnelendi; orkestrayı çok hasta olmasına rağmen bizzat Adnan Saygun yönetti.

Temsilin ardından İstanbul'a giden ve beş ay ara ile iki kulak ameliyatı geçiren Saygun'un, görevini ihmal ettiği gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'ndaki ve ardından Musiki Muallim Mektebi'ndeki işine son verildi; Ankara Devlet Konservatuarı'nın kuruluş çalışmalarından da uzaklaştırıldı. Adnan Saygun, Devlet konservatuvarlarında etnomüzikoloji bölümleri açılması yönünde çalışmalar yapmış, ancak bunlar Atatürk'ün desteğine rağmen ilgili kurumlarca hayata geçirilememiştir.


Adnan Saygun, 1936'da İstanbul Belediye Konservatuarı'nda öğretmenliğe geri döndü, 1939'a kadar bu görevde kaldı. Sanatçı, "Yunus Emre Orotoryosu" adlı ünlü yapıtının seslendirilişine kadar sürecek olan bir gözden düşme dönemine girmişti.

Saygun İstanbul'da iken Ankara'da devam eden yeni bir konservatuar kurma çalışması, Saygun'un savunduğu "kültürel ulusallık" fikrini değil, "evrensel müzik" anlayışını destekleyenler tarafından sürdürüldü. Konservatuar, bu iş için danışman olarak getirilen konservatuar Paul Hindemith'in evrenselci müzik görüşleri doğrultusunda 1936 yılından kuruldu. Adnan Saygun ise 1936 yılında Halkevleri'nin daveti üzerine Türkiye'ye gelen Macar besteci ve etnomüzikolog Bela Bartok'a Anadolu gezisinde eşlik etti. Birlikte özellikle Osmaniye dolaylarından derledikleri türküleri notalaştırdılar. Çalışmaları, "Bela Bartok’un Türkiye’deki Halk Müziği Araştırmaları” başlıklı bir kitap haline getirilerek 1976 yılında Macar ilimler Akademisi tarafından İngilizce bastırılmıştır.


Adnan Saygun, 1939 yılında Halkevleri'nin önerdiği müfettişlik görevini kabul etti ve bu vesile ile Türkiye'yi dolaştı. 1940 yılında bir konser için Ankara'ya gelen ancak ülkelerinden Nazi baskısı nedeniyle geri dönmeyen Budapeşte Kadın Orkestrası üyelerinden Macar asıllı Irén Szalai (sonradan Nilüfer adını almıştır) ile 1940 yılında evlendi; çiftin çocuğu olmadı. Halkevleri'ndeki görevinin yanı sıra 1940 yılında "Türk Müzik Birliği" adlı bir koro kuran Saygun, bu koro ile düzenli oda müziği konserleri verdi. "Halkevlerinde Musiki" adlı bir kitap yayınladı. "Op. 19 Eski Üslupta Kantat", "Bir Orman Masalı" adlı bale eseri ve "Yunus Emre Orotoryosu" gibi eserlerini bu dönemde besteledi. Yunus Emre orotoryosu 1943 yılında CHP'nin açtığı yarışmada birincilik ödülünü Ulvi Cemal Erkin'in piyano konçertosu ve Hasan Ferit Alnar'ın Viyola Konçertosu ile paylaştı.

1942'de tamamladığı Yunus Emre Oratoryosu 25 Mayıs 1946 tarihinde Ankara’da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde seslendirildi ve büyük başarı kazandı. En önemli eseri kabul edilen bu eser, daha sonra Paris'te ve 1958'de Birleşmiş Milletler kuruluş yıldönümü verilesiyle New York 'ta ünlü orkestra şefi Leopold Stokowski yönetiminde seslendirilmiştir. Bu eserle Saygun, çocukluğunda İzmir Kemeraltı Çarşısı'nın Dervişler Caddesi'nde (Anafartalar Caddesi) Mevlevi dervişlerden duyduğu ezgileri Avrupa ve Amerika'ya, Birleşmiş Milletler çatısı altına, sonradan eserin çevrileceği 5 ayrı dile taşımış oluyordu. Sanatçı eserin Ankara'daki ilk temsilinden sonra 1946 yılında Halkevleri müşavir ve müfettişliğinin yanı sıra Ankara Devlet Konservatuarı'na kompozisyon öğretmeni olarak atandı. Aldığı davetler üzerine Londra ve Paris'e gitti, halk müziği üzerine çalışmalar yaptı; konferanslar verdi.

Yunus Emre den sonra, Kerem, Köroğlu, Gilgameş başta olmak üzere üç opera, “Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan” gibi koral eserler, 5 senfoni, çeşitli konçertolar, orkestra, koro, oda müziği eserleri, vokal ve enstrümantal parçalar, sayısız türkü derlemeleri, kitaplar, araştırmalar, makaleler yazdı. 


Adnan Saygun'un eserleri; New York NBC, Orchestre Colonne, Berlin Senfoni, Bavyera Radyo Senfoni, Viyana Filarmoni, Viyana Radyo Senfoni, Moskova Senfoni, Sovyet Devlet Senfoni, Moskova Radyo Senfoni, Londra Filarmoni, Kraliyet Filarmoni, Northern Sinfonia, Julliard Quartet gibi topluluklar ve Yo-yo Ma gibi virtüözler tarafından seslendirildi. 

1971'de yürürlüğe giren Devlet Sanatçılığı Kanunu çerçevesinde ilk Devlet Sanatçısı unvanı Adnan Saygun'a verildi.

Adnan Saygun, 6 Ocak 1991 tarihinde pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Orkestra, oda müziği, opera, bale, piyano üzerine birçok yapıtı olduğu gibi, etnomüzikoloji ile müzik egitimi konularında yayınları vardır. Çalışmaları ve diğer belgeleri Ankara’da Bilkent Üniversitesibünyesinde kurulan “Ahmet Adnan Saygun Müzik Eğitim ve Araştırma Merkezi”nde bulunmaktadır.

Ahmed Adnan Saygun’un yapıtlarının seslendirme üzerindeki hakları SACEM’e aittir. Yayınlanan bir kısım yapıtlarının telif hakları Southern Music Publishing, New York ve Hamburg’taki Peer Musikverlag’a aittir.

Müzikolog Emre Aracı tarafından kaleme alınan kapsamlı bir biyografisi Adnan Saygun - Doğu Batı Arası Müzik Köprüsü adı altında Yapı Kredi Yayınları tarafından 2001 yılında yayımlanmış; hayat öyküsü ayrıca Mucize Özinal tarafından "Dar Köprünün Dervişi" (2005) adıyla romanlaştırılmıştır.


Adnan Saygun Kitapları

1936 Türk Halk Musıkisinde Pentatonizm
1937 Gençliğe Şarkılar: Halkevi ve Mektepler için
1937 Rize, Artvin, Kars Havalisi Türkü, Saz ve Oyunlar Hakkında Bazı Malumat
1938 Halk Türküleri: Yedi Karadeniz Türküsü ve bir Horon
1940 Halkevlerinde Musıki
1945 Yalan (Sanat Konuşmaları)
1955 Lise Müzik Kitabı I-II-III (Halil Badi Yönetken ile)
1952 Karacaoğlan(Yeni Bilgiler-Bir Rivayet-Melodiler)
1958-1962-1964-1966 Musıki Temel Bilgisi I-II-II.IV
1960 Mod öncesi Ezgilerin Sınıflandırılması, 1960.
1968 Toplu Solfej, I – 1967, II – 1968.
1967 Töresel Musıki, 1967.
1976 Bela Bartok’s Folk Music Research in Turkey, Budapeşte, Akádemiai Kiadó
1982 Atatürk ve Musıki: O’nunla Birlikte, O’ndan Sonra...


Adnan Saygun Eserleri

1930 Divertimento orkestra için
1931 Suit piyano
1932 Ağıtlar tenor ve solo erkek korosu
1933 Sezişler iki Klarnet
1933 Manastır Türküsü koro ve orkestra
1933 Kızılırmak Türküsü soprano ve orkestra
1933 Çoban Armağanı koro
1933 Klarnet, Saksafon, piyano ve vurma çalgılar için müzik
1934 Özsoy opera
1934 İnci’nin Kitabı piyano
1934 Taşbebek opera
1934 Sihir Raksı orkestra

1935 Sonat viyolonsel ve piyano
1935 Duyuşlar üç kadın sesi korosu
1936 Suit orkestra
1938 Sonatina piyano

1939 Dağlardan Ovalardan koro
1940 Masal ses ve müzik

1941 Eski Üslupta Kantat
1941 Geçen Dakikalarım ses ve orkestra
1942 Yunus Emre oratoryo
1942 1. kuartet

1943 Bir tutam keklik koro

1943 Halay orkestra
1943 Bir Orman Masalı orkestra için bale müziği
1945 Üç türkü bas ve piyano
1945 Anadolu’dan piyano
1952 Kerem opera
1953 1. Senfoni
1954 Partita viyolonsel
1955 Üç ballad ses ve piyano
1955 Demet keman ve piyano

1956 Küçük Şeyler piyano
1957 2. Kuartet
1958 2. Senfoni
1958 1. Piyano Konçertosu

1960 3. Senfoni
1961 Partita keman
1964 Aksas Tartılar Üzerine 10 Etüt piyano
1966 Trio obua, klarinet, arp
1966 3. Kuartet

1967 Töresel Musiki 1967
1967 Keman Konçertosu
1967 Aksak Tartılar Üzerine 12 Prelüd piyano
1967 Aksak Tartılar Üzerine 15 Parça piyano

1968 Nefesli Çalgılar Beşlisi
1968 10 halk türküsü bas ve orkestra
1970 Dictum yaylı sazlar orkestrası
1971 Üç Prelüd iki arp
1973 Köroğlu opera
1974 4. Senfoni
1975 Ağıtlar II tenor, koro, orkestra
1975 Trio klarinet, obua ve piyano
1975 Ballad iki piyano
1975 Ayin Raksı orkestra
1976 Aksak Tartılar Üzerine 10 Taslak piyano

1977 Dört Lied ses ve piyano
1977 Viyola Konçertosu
1977 İnsan Üzerine Deyişler I ses ve piyano
1977 İnsan Üzerine Deyişler II ses ve piyano
1978 Oda Konçertosu yaylı çalgılar
1983 İnsan Üzerine Deyişler III ses ve piyano
1978 İnsan Üzerine Deyişler 4 ses ve piyano
1979 Gılgameş opera
1979 İnsan Üzerine Deyişler 5 ses ve piyano
1981 Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan solistler, koro ve org
1983 Dört Arp İçin Üç Türkü
1984 İnsan Üzerine Deyişler 6 ses ve piyano
1985 5.Senfoni
1985 2. piyano Konçertosu
1985 Orkestra için Çeşitlemeler
1986 Poem üç piyano için
1987 Viyolonsel Konçertosu
1989 Kumru Efsanesi bale müziği
Previous
Next Post »